28 Ekim 2013 Pazartesi

Peygamber Efendimiz(S.A.V)'in Sadaka ile ilgili Hadislerini sizler için bir araya getirdik. Bu sayfamız her ne kadar Sadaka ile ilgli hadisler için oluşturulmuş olsa da, bu hadislere geçmeden hadisler ile ilgili kısaca genel bilgiler aktarmakta fayda var.

Hadis Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (S.A.V)'ın değişik konular ve olaylar karşısında, ya da kendisine sorulan sorulara cevaben söylediği sözlerdir. Hadisler ilk devirlerden beri yazılarak, ayrı bir ilim olarak korunmuştur. Hadis ilmiyle uğraşanlara Muhaddis denilir. Hadisler, ayet değildir. Çünkü ayet yüce Allah’ın sözüdür. Hadis ise Peygamberimize aittir. Kudsi hadis denildiği zaman da manâsı Allah’a, sözü Peygamberimize ait hadis anlaşılır.

Hadisler Hadis-i Şerif ve Hadis-i Kutsi olarak ikiye ayrılır... Peygamberin ağzından Allah'a isnad edilerek rivayet edilen, ancak Kur'an'da yer almayan sözleri ifade eden Hadislere Kutsi Hadis denir.

Zaman içerisinde maalesef uydurma hadisler de yayıldığı için hadis ilminde sadece belli başlı alimler dikkate alınır. Bunların en önemlileri şunlardır:

İmam-ı Azam Ebu Hanife Fıkıh ve hadis alimi. Hanefi mezhebinin kurucusu
İmam-ı BUHARİ Hadis alimlerinin en meşhurlarından. Buhari yazarı
İmam MALİK Fıkıh ve Hadis alimi. Maliki mezhebinin kurucusu. Muvatta yazarı
İmam NEVEVİ Hadis ve fıkıh Alimi. Riyazussalihin yazarı
İmam Şafii Fıkıh ve hadis alimi. Şafii mezhebinin kurucusu
Nesai Hadis alimlerinin en meşhurlarından. Nesai yazarı
Tirmizi Hadis alimlerinin en meşhurlarından. Tirmizi yazarı

Aşağıda ismi geçen alimlere ait altı hadis kitabının toplamına altı kitap anlamına gelen Kütüb-i Sitte denir.

Sahîh-i Buhârî 9.082
Sahîh-i Müslim 7.275
Sünen-i Tirmîzî 3.951
Sünen-i Ebû Dâvûd 5.274
Sünen-i Nesâî 5.724
Sünen-i İbni Mâce 4.341
Toplam: 35.647

Sizlere Sadaka hakkındaki hadisleri Kütüb-i Sitte'den seçerek listeledik...

Sadaka İle İlgili Hadisler


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Haram Olduğu Kimseler
Ravi : Ata İbnu Yesar
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "sadaka şu beş kişi dışında zengine helal değildir: 1-Allah yolunda gazveye çıkan 2-sadakayı toplamak için çalışan 3-Borçlanan 4-sadaka malını kendi parasıyla satın alan 5-Komşusu fakir olan kimse. Şöyle ki: Bu fakire sadaka verilir, o da bundan zengin komşusuna hediyede bulunur."
HadisNo : 2061


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadakanın Ahkamı
Ravi : Ebu Saidi`l-Hudri
Hadis : Resulullah (sav) sadaka vermeyi emrettiği sırada mescide, düşük kıyafetli bir adam girdi. Halk bağışta bulundu. Resulullah (sav) adama iki parça giyecek verdi. Sonra halka tekrar: "sadaka verin!" diye hitabetti. Derken o adam üzerindeki iki parçalık elbisenin bir parçasını çıkarıp (sadaka olarak) attı. Resulullah (sav): "Benim kılık kıyafetim düşük görerek iki parça giyecek verdiğim şu adamı siz de görüyor musunuz? "sadaka verin!" dediğim zaman, kendisine az önce verdiğim iki parçadan birini çıkanp (sadaka olarak) attı. "(Resulullah adama yönelip): "Elbiseni al!" dedi ve adamı (niye böyle yapıyorsun? diye) azarladı.
HadisNo : 3278


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Beraet (Tevbe) Suresi
Ravi : Ebu Mes`ud el-Bedri
Hadis : sadaka vermeyi emreden ayet (Tevbe, 103) nazil olduğu zaman biz (ücret mukabilinde) sırtlarımızda yük taşıyor (bu yolla bir şeyler kazanıp) ondan sadaka veriyorduk. Bir adam (Abdurrahman İbnu Avf) gelerek çok miktarda bağışta bulundu. (Münafıklar dedikodu yaparak onun hakkında, gösteriş yapıyor), mürai dediler. Hemen şu ayet nazil oldu: "sadaka vermekte gönülden davranan mü`minlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldiği kadar verebilenlerle alay eden kimselere bu davranışlarının cezasını Allah verir. Onlara can yakıcı azab vardır" (Tevbe, 79).
HadisNo : 650


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam: "Bu gece mutlaka bir sadaka vereceğim!" deyip, sadakasıyla çıktı. Fakat (farkına varmadan) onu bir hırsızın avucuna sıkıştırdı. Sabah olunca herkes: "Bu gece bir hırsıza sadaka verilmiş!" diye dedikodu yaptı. Adam: "Ya Rabbi bir hırsıza sadaka verdiğim için sana hamdediyorum" dedi ve ilave etti: "Ancak mutlaka bir sadaka daha vereceğim!" Yine sadakasıyla çıktı. (Gece karanlığından bu sefer de) bir zaniyenin avucuna sıkıştırdı, Sabahleyin herkes: "Bu gece bir zaniyeye sadaka verilmiş!"diye dedikodu yaptı. Adam: "Allah`ım bir hırsız ve zaniyeye sadaka verdiğim için sana hamdolsun! Ancak yine de bir sadakada bulunacağım!" dedi, sadakasıyla birlikte sokağa çıktı. (Karanlıkta) bu sefer de bir zenginin eline sıkıştırdı, Sabahleyin herkes: "Bu gece bir zengine sadaka verilmiş!" diye dedikodu yaptı. Adam: "Allah`ım, bir hırsız, bir zaniye ve bir zengine sadaka verdiğim için sana hamdediyorum" dedi. (Bilahare rüyasında ona gelip şöyle denildi): "Senin sadakaların kabul edildi. Şöyle ki: (İhlasla yani Allah rızası için vermen sebebiyle) hırsızın hırsızlıktan vazgeçip iffete gelmesi, zaniyenin zinadan vazgeçmesin zenginin ibret alıp Allah`ın kendine verdiklerinden tasadduk etmesi umulur."
HadisNo : 3275


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit kişi altından sadaka ile (çarşı pazar) dolaşır da bunu kendisinden sadaka olarak kabul edecek tek kişi bulamaz. O zaman, tek bir erkeğe kırk tane kadının tabi olduğunu ve kadınların çokluğu ve erkeklerin azlığı sebebiyle ona sığındıklarını görürsün."
HadisNo : 3261


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Harise İbnu Vehb
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "sadaka verin. Kişinin eline parayı alıp sadaka olarak vermek üzere çıktığı ve fakat kendisine bağışta bulunulan kimsenin "Bunu dün getirmiş olsaydın kabul ederdim, ama şu anda ona ihtiyacım yok" diye cevap vereceği ve böylece sadakasını kabul edecek bir kimseyi bulamadan sadakası elinde olduğu halde geri döneceği zaman yakındır."
HadisNo : 3260


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Gaybdan Haber Vermesi
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav)`ın hanımlarından bazıları: "Ey Allah`ın Resulü! Hangimiz sana daha çabuk kavuşacak?" diye sordular. O da: "Kolu en uzun olanınız!" diye cevap verdi. Onlar da bir karış alıp kollarını ölçtüler. En uzun kollusu Sevde idi. Bilahare anladık ki, kolunun uzunluğu(ndan murad) sadaka imiş. Zaten o sadaka vermeyi severdi. İlk önce o, Aleyhissalatu vesselam`a kavuşmuştu.
HadisNo : 5582


Fasil : LUKATA (BULUNTULAR) BÖLÜMÜ
Konu : Lukata (Buluntular) Hakkında
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Anlattığına göre: "[Yedi yüz dirheme] bir cariye satın almış ve (borcunu ödemeden) sahibini kaybetmiştir. Bir yıl sahibini arayan İbnu Mes`ud onu bulamaz ve bu parayı, bir dirhem, iki dirhem şeklinde parça parça vermeye başlar ve: "Ey Allahım, bunu falanca adına sadaka kabul et! Eğer adam gelirse sadaka benim adıma olacak, borç da uhdemde kalacak!" der. İbnu Mes`ud der ki: "Sahibini bulamadığınız buluntu hakkında böyle hareket edin!"
HadisNo : 5313


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Zeyd İbni Eşlem
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dilenci at üzerinde de gelse ona sadaka verin."
HadisNo : 3269


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Haram Olduğu Kimseler
Ravi : Abdullah İbnu Amr İbni`l-As
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "sadaka, ne zengine ne de sakatlığı olmayan güçlüye helal değildir."
HadisNo : 2060


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadaka Ve Nafakanın Fazileti
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder."
HadisNo : 3254


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Said İbnu`l Müseyyeb
Hadis : Sa`d İbnu Ubade (ra), Resulullah (sav)`a gelerek sordu: "Senin hoşuna giden sadaka hangisidir." "Su!" cevabını verdi.
HadisNo : 3268


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Bir gün: "Ey Allah`ın Resulü! dendi, "hangi sadaka daha üstündür?" "Fakirin cömertliğidir. Sen bakımıyla mükellef olduklarından başla."
HadisNo : 3267


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadaka Ve Nafakanın Fazileti
Ravi : Ebu Mes`ud el-Bedri
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur."
HadisNo : 3258


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Fıtır Sadakası
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : Resulullah (sav) sadaka-i fıtrı, müslümanlardan büyük-küçük, kadın-erkek, her bir hür ve köle üzerine bir sa` hurma veya bir sa` arpa olarak farz kıldı."
HadisNo : 2044


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : At Ve Kölelerin Zekatı
Ravi :
Hadis : Sahiheyn`de gelen diğer bir rivayette şöyle buyurulmuştur: "(Kadın veya erkek köle için) sadece sadaka-i fitr`dan başka bir zekat ödenmez."
HadisNo : 2035


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Helal Olduğu Kimseler
Ravi : Ebu Las el-Huzai
Hadis : Hz. Peygamber (sav), (bizi hacca giderken) sadaka develerine bindirdi. (Bu rivayeti Rezin ilave etmiştir. Buhari muallak olarak kaydeder. Ahmed İbnu Hanbel de Müsned`de)
HadisNo : 2066


Fasil : ORUÇ BÖLÜMÜ
Konu : Aşura Orucu
Ravi : Kays İbnu Sa`d İbnu Ubade
Hadis : Biz Aşura günü oruç tutuyor ve sadaka-ı fıtrı ödüyorduk. Ramazan orucunun farziyyeti ve zekat emri inince artık onunla emredilmedik, ondan yasaklanmadık da, biz onu yapıyorduk.
HadisNo : 3152


Fasil : SILA-İ RAHM BÖLÜMÜ
Konu : Sıla-i Rahm Hakkında
Ravi : Selman İbnu Amir
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm`a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka."
HadisNo : 3292


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Ali
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "sadaka vermede acele edin. Çünkü bela sadakanın önüne geçemez." [Rezin tahriç etmiştir. (Camiu`s-Sagir şerhi Feyzu`l-Kadir`de mevcuttur) 3, (195)]
HadisNo : 3262


Fasil : KANAAT BÖLÜMÜ
Konu : Kanaat Hakkında
Ravi : Ali
Hadis : Anlatıldığına göre, arafe günü (dilenerek) insanlardan (sadaka) isteyen bir adam görür ve: "Yani şu günde, şu yerde Allah`tan başkasından mı istiyorsun?" der ve adama çubuğunu vurur. [Rezin tahric etmiştir.]
HadisNo : 4877


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: 1. "Mal sadaka ile eksilmez." 2. "Allah affı sebebiyle kulun izzetini artırır," 3. "Allah için mütevazi olan bir kimseyi Allah yüceltir."
HadisNo : 3271


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Fıtır Sadakası
Ravi : Ebu Said
Hadis : Biz sadaka-i fıtr bir sa` yiyecek veya bir sa` arpa veya bir sa` hurma veya bir sa` ekit (denen yoğurt kurusu) veya bir sa` kuru üzümden çıkarırdık.
HadisNo : 2046


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir tohum eker de bunların mahsulatından bir kuş veya insan veya hayvan yiyecek olsa, bu onun için bir sadaka olur."
HadisNo : 4691


Fasil : TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Vasfettiği İlaçlar
Ravi : Enes
Hadis : Ureyne kabilesinden bir grup insan Medine`ye gelmişti. Burası sıhhatlerine iyi gelmedi, hastalandılar. Resulullah (sav) da onları sadaka develerinin bulunduğu yere gönderdi ve: "Sütlerinden ve bevillerinden için!" emir buyurdu. Onlarda içtiler ve iyileştiler.
HadisNo : 4001


Fasil : BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ
Konu : İyilik Üzerine Müteferrik Hadisler
Ravi : Hakim ibnu Hizam
Hadis : "Ey Allah`ın Rasulü", dedim, "cahiliye devrinde yaptığım hayırlar var: Dua, köle azad etme, sadaka vermek gibi, bana bunlardan bir sevab gelecek mi?" "Sen" dedi, "zaten,daha önce yaptığın bu iyiliklerin hayrına Müslüman olmuşsun."
HadisNo : 188


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Fıtır Sadakası
Ravi : Kays İbnu Sa`d İbnu Ubade
Hadis : Resulullah (sav), zekat emri gelmezden önce, bize sadaka-i fıtr`ı emretmişti. Zekat farz kılınınca, fıtr sadakasını ne emretti ne de nehyetti. Biz onu yerine getirmeye devam ettik..."
HadisNo : 2049


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Haram Olduğu Kimseler
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) efendimiz, kendisine bir yiyecek getirilince, mahiyeti hakkında sorardı. Eğer "hediye olduğu" söylenirse ondan yerdi, "sadaka olduğu" söylenirse yemeyip Ashabına, "Siz yiyin!" derdi.
HadisNo : 2058


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Fıtır Sadakası
Ravi : Amr İbnu Şuayb (an ebihi an ceddihi)
Hadis : Resulullah (sav) Mekke caddelerinde dellal çıkararak şöyle ilan ettirdi: "Duyduk duymadık demeyin! sadaka-i fıtr her müslümana, erkek-kadın, hür-köle, küçük-büyük olsun vacibtir. Bu, ya iki müdd buday veya onun dışında bir sa` yiyecektir."
HadisNo : 2047


Fasil : ÖLÜM BÖLÜMÜ
Konu : Ölümden Sonrası Hakkında
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir insan ölünce üç kişi hariç herkesin ameli kesilir: sadaka-i cariyi (bırakan), veya istifade edilen bir ilim (bırakan) veya kendine dua edecek salih evlat (bırakan)."
HadisNo : 5503


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Kuşluk Vakti
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır, her bir tehlil bir sadakadır, Emr`i bi`l-ma`ruf bir sadakadır. Nehy-i ani`l-münker de bir sadakadır. Bütün bunlara kişinin kuşlukta kılacağı iki rek`at namaz kafi gelir."
HadisNo : 3019


Fasil : ORUÇ BÖLÜMÜ
Konu : Orucun Ve Ramazan Ayının Fazileti
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav)`a, "Ramazandan sonra hangi oruç efdaldir?" diye sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Ramazanı tazim için Şa`ban!" Tekrar soruldu: "Hangi sadaka efdaldir?" "Ramazanda verilen!" cevabını verdi.
HadisNo : 3115


Fasil : MUHTELİF NEV`E GİREN HADİSLER
Konu : Muhtelif Nev`de Hadisler
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sa) (Allah`ın emir ve yasaklarını tebliğ eden) memur bir kul idi. Bize (Al-i Beytine) insanlardan ayrı olarak üç şey dışında hiçbir tefrikte bulunmadı. O üç şey de şunlardır: Abdesti mükemmel yapmamızı emretti. sadaka yemememizi emretti. Merkebi at üzerine aşırmamamızı emretti."
HadisNo : 5974


Fasil : GAZVELER BÖLÜMÜ
Konu : Gazveler - Taif
Ravi : Vehb İbnu Münebbih
Hadis : Bey`at yaptıkları zaman Sakif`in durumu ne idi?" diye sordum. "sadaka (zekat=vergi) vermemeyi, cihad etmemeyi şart koştular" dedi ve Resulullah (sav)`ın: "(Onlar gerçek manada müslüman olunca, kendiliklerinden) zekat da verecekler, cihada da katılacaklar!" dediğini işittiğini söyledi.
HadisNo : 4297


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Gaybdan Haber Vermesi
Ravi : Aişe
Hadis : Müslim`in diğer bir rivayeti şöyledir: "Bana kavuşmada en çabuğunuz kolu en uzun olanınızdır!" Hz. Aişe devamla der ki: "Kol yönüyle kim daha uzun diye uzunluk ölçüşmesi yaptılar. En uzunumuz Zeyneb [Bintu Cahş] idi. Çünkü o, eliyle çalışır ve kazandığını sadaka olarak fukaraya verirdi."
HadisNo : 5583


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Haram Olduğu Kimseler
Ravi :
Hadis : Sahiheyn`de gelen bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Resullulah (sav) buyurdular ki: "Ben bazan evime dönüyor, yatağımda veya odamda yere düşmüş bir hurma buluyorum. Onu yemek üzere kaldırdığım vakit, "bu, sadaka hurması olmasın?" diye aklıma geliyor, korkup (tekrar yere) atıyorum."
HadisNo : 2057


Fasil : NAMAZ BÖLÜMÜ
Konu : Gece Namazı
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Mutad olarak) geceleyin namaz kılan bir kimse, uykunun galebe çalmasıyla (bir gece uyuyakalsa ve namazını kılamasa) Allah Teala hazretleri onun namazının sevabını yine de yazar, onun uykusu (Allah`ın ona yaptığı bir ikram) bir sadaka olur."
HadisNo : 3011


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : Ebu Malik el-Eş`ari
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Abdest imanın yarısıdır. Elhamdülillah mizanı doldurur; sübhanallah velhamdülillah arz ve sema arasını doldurur; namaz nurdur; sadaka burhandır; sabır ziyadır; Kur`an ise lehine veya aleyhine bir hüccettir. Herkes sabahleyin kalkar, nefsini satar; kimisi kurtarır kimisi de helak eder."
HadisNo : 4672


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadaka Ve Nafakanın Fazileti
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Temiz şeylerinden kim ne tasadduk ederse -ki Allah sadece temizi kabul eder- Rahman onu sağ eliyle alır -ki O`nun her iki eli de sağdır- bu sadaka bir tek hurma bile olsa. O, Rahman`ın avucunda dağdan daha iri oluncaya kadar büyür, tıpkı sizin bir tayı veya bir boduğu büyütmeniz gibi (O da sadakanızı büyütür)."
HadisNo : 3249


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Fıtır Sadakası
Ravi :
Hadis : Bir başka rivayette de şöyle gelmiştir: "Halk (Hz. Muaviye`nin bir hitabesi üzerine) yarım sa` buğdayı bir sa` hurmaya denk kıldılar. İbnu Ömer Hazretleri (ra) fıtr sadakasını hurmadan verirdi. (Bir sene) Medine halkı hurmaya muhtaç oldu. İbnu Ömer (o yıl) sadaka-i fıtrını arpadan verdi."
HadisNo : 2045


Fasil : İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Konu : Kitabu`ul Emanet
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Emin bir Müslüman mal muhafızı olsa ve vazifesini dürüstlükle yapsa, şöyle ki, kendisine (sadaka vs. nevinden) emredileni gönül hoşluğuyla eksiksiz ve tam olarak yerine verse, sadakayı veren iki kişiden biri olur." (Nesai, hadisin başında şu ziyadeyi kaydetti: "Mü`min kişi, diğer mü`mine karşı duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler")
HadisNo : 88


Fasil : BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Konu : Sıdk Ve Emanet
Ravi : Kays İbnu Ebi Gareze el-Gıfari
Hadis : Biz hicret etmezden önce simsarlar olarak isimlendiriliyorduk. Bir gün, Medine`de, bize Hz. Peygamber (sav) uğradı. Bize ondan daha iyi bir isim verdi. Buyurdu ki: "Ey tüccarlar, satış işine, yemin ve boş söz karışır..." (Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Satış işine yemin ve yalan bulaşmaktadır, siz (Rabbin gadabını söndüren) sadaka karıştırın")
HadisNo : 196


Fasil : BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ
Konu : İyilik Üzerine Müteferrik Hadisler
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Güneşin doğduğu her yeni günde kişiye, her bir mafsalı için bir sadaka vermesi gerekir. İki kişi arasında adalet yapman bir sadakadır. Kişiye hayvanım yüklerken yardım etmen bir sadakadır. Güzel söz sadakadır, namaza gitmek üzere attığın her adım sadakadır. Yoldan rahatsız edici bir şeyi kaldınp atman sadakadır.
HadisNo : 187


Fasil : MEV`İZELER BÖLÜMÜ
Konu : Mev`izeler Hakkında
Ravi : Ebu Kebşe el-Enmari
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç şey vardır, (bunların doğruluğu hususunda size) yemin ederim. Ayrıca bir de hadis söyleyeceğim, bunları iyi belleyin: Kişinin malı sadaka sebebiyle eksilmez. Bir kula haksız zulüm yapılır o da sabrederse, Allah onun izzetini (dünya ve ahirette) mutlaka artırır. Bir kul dilenme kapısını açtı mı, onunla birlikte Allah da o zavallıya fakirlik kapısını açar."
HadisNo : 5366


Fasil : ZEKAT BÖLÜMÜ
Konu : Zekatın Haram Olduğu Kimseler
Ravi : Ebu Rafi`
Hadis : (Peygamberimizin azadlısı) Ebu Rafi` (ra) anlatıyor: "Resulullah (sav). Beni Mahzum`dan bir adamı zekat toplamak üzere gönderdi. Adam bana: "Benimle sen de gel, zekattan sana da bir pay düşsün" dedi. Kendisine "Hele Resulullah`a bir sorayım" cevabını verdim ve sordum. Efendimiz: "Bir kavmin azadlısı o kavimden sayılır, bize sadaka helal değildir" buyurdu. Hadisin metni Ebu Davud ve Tirmizi`nin metnidir)
HadisNo : 2059


Fasil : VASİYET BÖLÜMÜ
Konu : Vasiyet Hakkında
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : Resulullah (sa)`a: "Hangi sadaka efdaldir?" diye sorulmuştu: "Sağlıklı ve fakirlikten korkup, zenginliğe ümit bağladığın, mala karşı cimri olduğun halde tasadduk etmen! Bu şekilde tasadduku, can boğazına gelip de falana şu kadar, feşmekana bu kadar diyeceğin zamana kadar devam ettir. O sırada (yaptığın tasaddukun sana bir faydası yok­tur, çünkü malın, artık) zaten birilerinin olmuştur."
HadisNo : 5796


Fasil : HUDUD BÖLÜMÜ
Konu : Haddlerde Şefaat Ve Müsamaha Hakkında
Ravi : Saffan İbnu Ümeyye
Hadis : Mescide uyumak üzere ridasını yastık yaparak uzanmıştı. Uyurken bir hırsız gelip ridasını aldı. Ama Saffan (uyanarak) hırsızı yakaladı, doğru Hz. Peygamber (sav)`e götürdü. Resulullah (sav) derhal elinin kesilmesini emretti. Saffan: "Ey Allah`ın Resulü, ben bunu istememiştim, ridam ona sadaka olsun!" dedi. Resulullah (sav): "Onu bana getirmezden önce niye yapmadın?" diyerek, teklifi reddetti."
HadisNo : 1651


Fasil : VAAD BÖLÜMÜ
Konu : Vaad Hakkında
Ravi : Cabir
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Bahreyn`in sadaka malı geldi mi sana şöyle şöyle (avuç avuç) vereceğim" dedi ve üç kere eliyle gösterdi. Bahreyn`in malı gelmezden önce Aleyhissalatu vesselam vefat etti. Mal Hz. Ebu Bekr`e gelince, bir münadi ile halka şöyle ilanda bulundu: "Kime Resulullah`ın bir vaadi veya bir borcu var idiyse bana gelsin!" Cabir der ki: "Ben hemen Hz. Ebu Bekr (ra)`e gittim ve Resulullah (sa)`ın "Bahreyn`in sadaka malı geldi mi ben sana şöyle şöyle vereceğim" deyip üç kere iki eliyle işaret yaptığını söyledim. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekr bana derhal verdi. Cabir der ki: "Bundan sonra da Ebu Bekr`e rastladım ve yine istedim. Ama bu sefer vermedi. Sonra tekrar ona geldim, yine vermedi, sonra üçüncü sefer geldim yine vermedi. Ben de: "Sana bir geldim vermedin, sonra bir daha geldim yine vermedin, bir kere daha geldim yine vermedin. Ya bana verirsin, ya da seni bana karşı cimri bileceğim" dedim. Bunun üzerine: "Bana karşı cimri bileceğim mi dedin? Cimrilikten daha kötü hangi hastalık var?" dedi ve bunu üç kere tekrar etti ve devam etti: "Ben seni reddettiğim her defasında (içimden) sana vermek istedim" dedi. (Bana bir avuç avuçlayıp verdi)
HadisNo : 5806


Fasil : NEZİR (ADAK) BÖLÜMÜ
Konu : Taate Yönelik Nezir
Ravi :
Hadis : İmam Malik`ten rivayete göre, kendisine, "malım Allah yolunda sadakadır" diyen kimse hakkında sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Üçte birini sadaka yapar. Zira, Aleyhissalatu vesselam, Ebu Lübabe (ra): "Günah işlemiş bulunduğum kavmimin yurdunu terkedip, sana mücavir olacağım. Malımı da Allah ve Resulü`ne tasadduk edeceğim" dediği vakit: "Bu maldan üçte birinin bağışı sana kifayet eder" demişti."
HadisNo : 5740


Fasil : TIBB VE RUKYE BÖLÜMÜ
Konu : Köle Ve Cariyenin Talakı
Ravi : Aişe
Hadis : Berire radıyallahu anha`da üç sünnet vardı: 1- Azad edildi ve kocasını tercih edip etmemede muhayyer kılındı. 2- Resulullah (sav) onun hakkında: "Vela, fizad edenedir" buyurdu. 3- Resulullah (sav) tencere kaynarken eve girmişti. Kendisine ekmek ve evde bulunan katıktan bir sofra kuruldu. "Galiba bir tencerenin kaynadığını görüyorum" buyurdu." Oradakiler "Evet ama, bu Berire`ye tasadduk edilen bir ettir. Sen ise sadaka yemiyorsun?" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Bu ona sadakadır, (ama ondan) bize hediyedir!" buyurdu.
HadisNo : 4077


Fasil : GAZVELER BÖLÜMÜ
Konu : Gazveler - Hendek
Ravi : Bera
Hadis : (Hendek kazarken) Resulullah (sav)`ı gördüm, bizimle birlikte omuzunda O da toprak taşıyordu. Karnının beyazlığını toprak bürümüştü. (Bu esnada, ashabı şevke getirmek için zaman zaman) şöyle terennüm ediyordu: "Vallahi Allah olmasaydı hidayeti bulamazdık, Ne sadaka verir ne namaz kılardık, Üzerimize sekinet indir Allahım! Ayaklarımıza sebat ver Allahım! Müşrikler bize karşı azdılar. Fitne çıkarmak dilerler ama yandılar." Resulullah bunları söylerken sesini yükseltiyordu.
HadisNo : 4260


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mu`minun Suresi
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (a.s.)`a sorarak: Ey Allah`ın Resulü, "Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler. O uğurda ileri geçerler" (Mü`minun, 60) ayetinde kastedilenler, şarap içenler, hırsızlık yapanlar mı? dedim. Bana: "Hayır ey Sıddik`in kızı. Aksine onlar, oruç tutup, sadaka verip, yaptıkları bu hayırların kendilerinden kabul edilmemesinden korkanlardır. (Baksana ayet ne buyuruyor): İşte onlar iyi işlerde yarış ederler" cevabını verdi.
HadisNo : 714


Fasil : BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ
Konu : İyilik Üzerine Müteferrik Hadisler
Ravi : Ebu Musa
Hadis : Resulullah (sav) "Her Müslümanın sadaka vermesi gerekir" buyurdu. Kendisine: "Ya bulamayan olursa?" diye soruldu. "Eliyle, çalışır, hem şahsı için harcar hem de tasadduk eder" cevabını verdi. "Ya çalışacak gücü yoksa?" diye soruldu "Bu durumda, sıkışmış bir ihtiyaç sahibine yardım eder" dedi. "Buna da gücü yetmezse?" dendi. "Ma`rufu veya hayrı emreder" dedi. "Bunu da yapmazsa?" diye tekrar sorulunca: "Kendini başkasına kötülük yapmaktan alıkor. Zira bu da bir sadakadır" buyurdu.
HadisNo : 186


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yedi kişi var, Allah onları hiçbir gölgenin olmadığı kıyamet gününde kendi gölgesinde gölgeler; Adil imam, Allah`a ibadet içinde yetişen genç, tekrar dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kimse, Allah için birbirlerini seven, Allah rızası için biraraya gelip, Allah rızası için ayrılan iki kişi, güzel ve makam sahibi bir kadın tarafından davet edildiği halde: "Ben Allah`tan korkarım" de(yip icabet etmey)en kimse, sağ eliyle verdiğini sol eli görmeyecek kadar gizli bir şekilde sadaka veren kimse, Allah`ı tek başına zikrederken gözlerinden yaş boşanan kimse."
HadisNo : 4679


Fasil : KİBİR VE UCUB BÖLÜMÜ
Konu : Kibir Ve Ucub Hakkında
Ravi : Cabir İbnu Atik
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıskançlıktan bir nevi var ki Allah sever; bir kısmı da var ki Allah onu sevmez. Allah`ın sevdiği kıskançlık, kişinin (mehariminden haram kılınmış bir fiil görmesi ile) şüphe halinde duyduğu kıskançlıktır. Allah`ın sevmediği kıskançlık, şüphe olmadan kıskançlık duymasıdır. Aynı şekilde bir kısım gurur vardır ki Allah hoşlanmaz, bir kısmı da var, Allah hoşlanır. Allah Teala`nın sevdiği gurur, kişinin savaş sırasında ve sadaka verme esnasında nefsine güvenerek duyduğu gururdur. Allah`ın buğzedip sevmediği gurur ise, taşkınlık ve övünme sırasında duyduğu gururdur."
HadisNo : 5227


Fasil : KANAAT BÖLÜMÜ
Konu : Kanaat Hakkında
Ravi : İbnu Ömer
Hadis : (Babası) Ömer İbnu`l-Hattab (ra) dedi ki: "Resulullah (sav), (zaman zaman) bana ihsanda bulunuyordu. (Her seferinde ben): "(Ey Allah`ın Resulü!) bunu, buna benden daha muhtaç olan birine verseniz!" diyordum. Resulullah (sav) da: "Al bunu! Bu maldan, sen istemediğin ve gelmesini bekler durumda olmadığın halde gelen birşey otursa onu al ve temellük et (yani kendi malın kıl, malın olduktan sonra) dilersen ye, dilersen sadaka olarak bağışla. (Bu vasıfta) olmayan mala nefsini bağlama!" buyurdular. (Hadisi İbnu Ömer`den rivayet eden) Salim der ki: "Bu (hadis) sebebiyle Abdullah, kimseden bir şey istemezdi, (kendiliğinden) gelen bir şey olursa onu da reddetmezdi."
HadisNo : 4879


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Ehl-i Beyt`in Fazileti
Ravi : Zeyd İbnu Erkam
Hadis : Yezid İbnu Hayyan, Zeyd İbnu Erkam (ra)`tan naklen anlatıyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haberiniz olsun! Ben size iki ağırlık bırakıyorum. Bunlardan biri Allah Teala`nın Kitabı`dır. O, Allah`ın (sema-arz arasına uzanmış) ipi olup, kim ona tutunursa hidayet üzere olur, kim de onu terkederse dalalete düşer. İkincisi itretim, Ehl-i Beytim`dir." Biz, Zeyd İbnu Erkam`a sorduk: "Kadınları da Ehl-i Beyt`inden midir?" "Hayır!" dedi, Allah`a yemin olsun, kadın bir müddet erkekle beraber olur. Sonra (kocası) onu boşar, o da babasına ve kavmine döner. Resulullah (sav)`ın Ehl-i Beyt`i aslı ve kendinden sonra sadaka haram olan asabesi`dir."
HadisNo : 4497


Fasil : BİRR (EBEVEYNE İYİLİK) BÖLÜMÜ
Konu : Ebeveyne İyilik
Ravi : Büreyde
Hadis : Bir kadın: "Ey Allah`ın Resulü, ben anneme bir cariye tasadduk etmiştim. Şimdi annem öldü" dedi. Resulullah (sav): "(sadaka yapmış olmanın) ecrini mutlaka alacaksın. Miras yoluyla cariye sana geri gelecek (tekrar senin olacak)" buyurdu. Kadın: "Ey Allah`ın Resulü annemin bir aylık oruç borcu vardı, onun yerine tutabilir miyim?" diye sordu. "Annene bedel tut!" dedi. Kadın: "Ey Allah`ın Resulü, annem hiç haccetmedi. Onun yerine hac yapabilir miyim?" diye sordu Resulullah (sav): "Evet, ona bedel haccet" buyurdu."
HadisNo : 164


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadakanın Ahkamı
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Resulullah (sav) bir gün sadaka (nafaka) vermeyi emretmişti. Bir adam: "Ey Allah`ın Resulü," dedi "yanımda bir dinarım var!" "Onu kendine tasadduk et (kendi nafakan için harca)!" buyurdu. Adam: "Yanımda bir dinar daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da çocuklarına tasadduk et" buyurdular. Adam tekrar: "Bir başka dinarım daha var(sav)?" deyince: "Onu da zevcene tasaddduk et!" emrettiler. Adam bu sefer: "Başka bir dinarım daha var(sav)?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu da hizmetçine tasadduk et!" deyince, adam tekrar atıldı: "Bir başka dinarım var(sav)?" Aleyhissalatu vesselam: "Onun nereye verileceğini sen daha iyi bilirsin" cevabını verdi.
HadisNo : 3277


Fasil : ORUÇ BÖLÜMÜ
Konu : Nafile Orucun Niyyeti
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav) bir gün bana: "Yanında (yiyecek) bir şey var mı?"diye sordu. "Hayır!" demem üzerine: "Ben oruç tutacağım!" buyurdu. Yanmıdan çıkınca bize bir hediye geldi "veya bize bir grup misafir geldi.- Resulullah (sav) eve geri dönünce: "Ey Allah`ın Resulü bize bir hediye geldi -veya bize ziyaretçiler geldi- sana yiyecek birşey hazırladım!" dedim. "Nedir o?" diye sordu. Ben: "Hays! (un, yağ, hurmadan yapılan bir yemek)" dedim. "Getir onu" buyurdu. Ben de getirdim. Aleyhissalatu vesselam onu yedi sonra: "Oruçlu olarak sabahlamıştım" buyurdu. (Mücahid (ra) der ki: "Bu, malından sadaka çıkaran adam gibidir, o dilerse çıkardığı sadakayı verir (yani kararını icra eder), isterse vermekten vazgeçer.")
HadisNo : 3130


Fasil : HİLAFET VE İMAMETLE İLGİLİ BÖLÜM
Konu : İmamların Ve Emirlerin Yardımcıları
Ravi : Kab İbnu Ucre
Hadis : Resulullah (sav) bana şunu söyledi: "Ey Ka`b İbnu Ucre, seni, benden sonra gelecek ümeraya karşı Allah`a sığındırırım. Kim onların kapılarına gider ve onları, yalanlarında tasdik eder, zulümlerinde onlara yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; ahirette havz-ı kevserin başında yanıma da gelemez. Kim onların kapısına gitmez, yalanlarında onları tasdik etmez, zulümlerinde yardımcı olmazsa o bendendir, ben de ondanım; o kimse havzın başında yanıma gelecektir. Ey Ka`b İbnu Ucre! Namaz burhandır. Oruç sağlam bir kalkandır. sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. Ey Kab İbnu Ucre! Haramla biten bir ete mutlaka ateş gerekir."
HadisNo : 1733


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Bakara Suresi
Ravi : Abdullah İbnu Ma`kıl
Hadis : Ka`b İbnu Ucre (ra)`ye "Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lazımdır" (Bakara, 196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki: "Başımda bitler kaynaştığı halde Resulullah (sav)`a götürüldüm. Beni görünce: "Meşakkatin, bu gördüğüm dereceye ulaşacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin dedi. "Hayır" cevabını verdim. [Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: "...İçinizde hasta olan veya başından rahatsız varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir..." (Bakara, 196) Resulullah (sav): "Üç gün oruç tut veya her fakire yarım sa` yiyecek vermek suretiyle altı fakiri doyur, başını traş et" dedi. Bu ayet hassaten benim hakkımda nazil oldu, ancak umumen hepimize şamildir."
HadisNo : 474


Fasil : VASİYET BÖLÜMÜ
Konu : Vasiyet Hakkında
Ravi : Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi
Hadis : As İbnu Vail es Sehmi [kendi adına] yüz kölenin azad edilmesini vasiyet etti. Oğlu Hişam, ona bedel, elli tanesini azad etti. Oğlu Amr da ona bedel geri kalan elliyi azad etmek istedi ve: "Hele Resulullah (sa)`a bir sorayım!" dedi, ona gelip: "Ey Allah`ın Resulü! Babam, kendi adına, yüz köle azad edilmesini vasiyet etmişti. Hişam onun adına elli köle azat etti! Benim üzerime de elli tanesi kaldı. Onun adına ben azad edebilir miyim?" dedim. Aleyhlesalatu vesselam, bana: "Eğer o Müslüman idiyse, ona bedel azad etseniz veya ona bedel sadaka verseniz veya ona bedel hacc yapıverseniz bu ona ulaşırdı" buyurdular.
HadisNo : 5801


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : Ebu Zerr
Hadis : (Ashabtan bazıları): "Ey Allah`ın Resulü! Zenginler ücretleriyle gittiler. Onlar da bizim gibi namaz kıldılar, bizim gibi oruç tuttular, mallarının artanından da sadaka verdiler!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Allah size de tasadduk edeceğiniz şeyler verdi: Her bir tesbih sadakadır, her bir tekbir sadakadır, her bir tahmid sadakadır, her bir tehlil sadakadır, emr-i bil-ma`ruf sadakadır, nehy-i ani`l-münker sadakadır, herbirinizin (hanımıyla) ciması sadakadır!" buyurdu. Derken cemaatten: "Ey Allah`ın Resulü! Yani birimizin şehvetine mübaşeret etmesine ücret mi var?" diye soranlar oldu. Aleyhissalatu vesselam: "İhtiyacını haramla görmüş olsaydı bundan ona bir vebal var mıydı, yok muydu ne dersiniz?" diye sual ettiler. "Evet vardı!" demeleri üzerine: "Öyleyse, ihtiyacını helal yolla gördü mü bunda onun için ücret vardır!" buyurdular.
HadisNo : 4674


Fasil : PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Konu : Resulullah (sav)`ın Gaybdan Haber Vermesi
Ravi : Adıyy İbnu Hatim
Hadis : Ben Resulullah (sav)`ın yanında iken bir adam geldi ve fakirlikten şikayet etti. Derken biri daha gelip, o da yol kesilmesinden şikayet etti. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Adiyy," dedi, "sen Hire şehrini gördün mü?" "Hayır görmedim, ancak işittim!" dedim. Bunun üzerine: "Eğer ömrün biraz uzarsa, devesine binen bir kadının Hire`den (tek başına) kalkıp Ka`be`yi tavaf edeceğini mutlaka göreceksin. O bu seyahatini yaparken Allah`tan başka hiçbir şeyden korkmayacak!" Adiyy der ki: "İçimden, kendi kendime, "memlekete dehşet saçan Tayy eşkiyaları nereye gidecek?" dedim. Resulullah sözlerine devam etti; "Eğer ömrün olursa Kisra`nın hazinelerinin de fethedildiğini göreceksin!" Kisra İbnu Hürmüz mü?" diye araya girdim. "Evet İbnu Hürmüz olan Kisra!" buyurdu ve devam etti: "Eğer hayatın uzarsa mutlaka göreceksin: Kişi eli altın veya gümüş parayla dolu olduğu halde bunu tasadduk etmek üzere fakir arayacak fakat kendinden onu kabul edecek bir tek adam bulamayacak. Her biriniz, mutlaka bir gün gelecek aranızda herhangi bir perde, bir tercüman olmaksızın Allah`la karşılaşacaksınız. O zaman Allah Teala hazretleri: "Sana tebliğ getiren bir peygamber göndermedim mi?" diye soracak. Muhatabı: "Evet gönderdin!" diyecek. Rabb Teala: "Ben sana mal vermedim mi, ikram etmedim mi?" diye soracak, kul: "Evet! Ey Rabbim verdin" deyip sağına bakacak, cehennemden başka bir şey görmeyecek, soluna bakacak cehennemden başka bir şey görmeyecek. Adiyy der ki: "Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Bir hurmanın yarısı da olsa onu sadaka olarak vererek ateşten korunun! Kim yarım hurma bulamazsa güzel bir sözle korunsun!" Yine Adiyy (ra) dedi ki: "Ben Hire`den kalkıp, Beytullah`ı tavaf eden ve Allah`tan başka kimseden korkmayan yaşlı kadını gördüm. Kisra İbnu Hürmüz`ün hazinelerini fethedenler arasında ben bizzat bulundum. Eğer sizlerin ömrü uzun olursa mutlaka, Ebu`l-Kasım (sav)`ın şu söylediğini de göreceksiniz: "Kişi, eli altın veya gümüşle dolu olarak çıkacak, onu kendinden (sadaka olarak) kabul edecek adam bulamayacak."
HadisNo : 5573


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Nisa Suresi
Ravi : Ümmü Seleme
Hadis : "Ey Allah`ın Resulü", dedim, "erkekler cihada çıkıyorlar, kadınlar cihad yapmıyor, biz kadınlara mirasdan da yarım veriliyor." Bunun üzerine Rabb Teala şu ayeti inzal buyurdu: "Allah`ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri özlemeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah`tan bol nimet isteyin. Doğrusu Allah herşeyi bilir" (Nisa 32). Mücahid der ki: "Cenab-ı Hakk şu ayeti de Ümmü Seleme hakkında inzal buyurdu: "Doğrusu erkek ve kadın Müslümanlar, erkek ve kadın mü`minler, boyun eğen erkekler ve kadınlar; doğru sözlü erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve kadınlar, Allah`ı çok anan erkekler ve kadınlar, işte Allah bunların hepsine mağfiret ve büyük ecir hazırlamıştır" (Ahzab 35). (Ümmü Seleme Medine`ye hicretle gelen ilk kadındır)
HadisNo : 549


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Tasadduk Ve İnfaka Teşvik
Ravi : Enes
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah arzı yarattığı zaman, arz sallanmaya (tıpkı bir hurma ağacı gibi sağa sola) yalpalar yapmaya başladı, bunun üzerine dağlarla onu sabitleştirdi ve böylece arz istikrarını buldu. Melekler dağların şiddetine hayrette kaldılar. "Ey Rabbimiz!" dediler, "dağlardan daha şiddetli bir mahluk yarattın mı?" "Evet," buyurdu. "Demiri yarattım." "Demirden daha şiddetli bir şey yarattın mı?" dediler. Hak Teala: Evet" dedi. "Ateşi yarattım" "Ateşten daha ağır bir şey yarattın mı?" diye yine sordular. Hak Teala: "Evet," dedi, "suyu yarattım!" "Sudan daha şiddetli bir şey yarattın mı?" dediler. Hak Teala tekrar cevap verdi: "Evet, rüzgarı yarattım." "Rüzgardan daha şiddetli birşey yarattın mı?" diye yine sordular. Hak Teala: "Evet insanoğlunu yarattım" dedi ve devam etti: "Eğer o, sağ eliyle sadaka verir, sol eli görmeyecek kadar gizlerse (daha şiddetlidir)."
HadisNo : 3263


Fasil : KANAAT BÖLÜMÜ
Konu : Kanaat Hakkında
Ravi : Kabisa İbnu Muharik
Hadis : Sulh için diyet (hamale) ödemeyi kabullenmiştim. Bu hususta yardım istemek için Resulullah (sav)`ı aradım ve karşılaştık. (Meseleyi açınca): "Bekle, bize sadaka malı gelecek. O zaman ondan sana da verilmesini emrederim" buyurdular. Sonra da: "Ey Kabisa! İstemek, üç kişi dışında hiç kimseye helal olmaz: Sulh diyeti (hamale) kabullenen kimse. Buna, gereken miktarı buluncaya kadar, istemeği helaldir. Ama o miktara ulaşınca, artık istemez. Afete uğrayıp malını kaybeden kimse. Buna da maişetini temin edecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir. Fakirliğe uğrayan adam. Eğer kavminden üç kişi, "Falancaya fakirlik isabet etti" diye ittifak ederlerse, geçimine yetecek miktarı elde edinceye kadar istemesi helaldir. Bunlar dışında istemek, ey Kabisa haramdır."
HadisNo : 4872


Fasil : SADAKA VE NAFAKA BÖLÜMÜ
Konu : Sadakanın Ahkamı
Ravi : Cabir
Hadis : Adamın biri yumurta büyüklüğünde bir altın getirip: "Ey Allah`ın Resulü, şunu bir madende ele geçirdim, bunu alın, tasadduk ediyorum! Bundan başka birşeyim de yok" dedi. Aleyhissalatu vesselam (memnuniyetsizliğini ifade için) ondan yüzünü çevirdi. Sonra adam Resulullah`ın sağ tarafından yaklaşıp aynı şeyleri söyledi. Efendimiz yine adamdan yüzünü çevirdi. Adam bu sefer sol tarafından yaklaştı, aynı şeyleri söyledi. Resulullah yine adamdan yüzünü çevirdi, sonra adam arka cihetinden yine yaklaşıp önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam onu aldı ve adama attı. Eğer değseydi canını yakacaktı. Buyurdular ki: "Biriniz bütün sahib olduğu serveti getirip: "Bunu sadaka olarak veriyorum" diyor ve sonra da oturup halka avuç açıyor! Hayır. sadakanın hayırlısı zengilikten sonrakidir."
HadisNo : 3279


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mücadele Suresi
Ravi : Ali
Hadis : "Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir şey arzetmek istediğiniz vakit bu mahrem konuşmanızdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı, daha temizdir. Fakat bulamazsanız şüphe yok ki Allah çok mağfiret edici, çok esirgeyicidir" (Mücadele, 12) mealindeki ayet nazil olduğu zaman Hz. Resulullah (sav) bana: "(Bu sadakanın) bir dinar olmasına ne dersin?" diye sordu. Ben: "Bu miktar çoktur, takat getiremezler" dedim. "Yarım dinara ne dersin?" dedi. "Ona da takat getiremezler" dedim. "Öyleyse ne kadar olsun?" dedi. "Bir kıl (ağırlığında altın) miktarı" dedim. "Sen de pek parasızsın!" dedi. Bunun üzerine şu ayet indi: "Mahrem konuşmanızdan evvel sadakalar vereceğinizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tövbelerinizi kabul etti. O halde namazı kılın. Zekatı verin. Allah ve Peygamberine (diğer emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdardır" (Mücadele, 13). Hz. Ali (ra) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefiyetini hafifletti."
HadisNo : 819


Fasil : YİYECEKLER BÖLÜMÜ
Konu : Hayvanlardan Mübah Ve Mekruh Olanlar
Ravi : Eşlem Mevla Ömer İbnu`l-Hattab
Hadis : Hz. Ömer`e: "Binekler arasında kör bir deve var!" dedim. Bana: "Onu bir aileye ver, ondan istifade etsinler" dedi. Ben "O kör olduğu halde (ondan istifade mi olur)?" dedim. "Onu deve sürüsüne katsınlar (otlamaya sürsünler)" dedi. Ben: "İyi ama arazide nasıl yayılacak?" dedim. "Bu hayvan cizye devesi mi sadaka devesi mi?" diye sordu. Ben, "cizye devesi!" deyince: "Vallahi siz bunu yemek istiyorsunuz" dedi. Ben de: "Üzerinde cizye devesi mührü var?" dedim. Bunun üzerine Ömer (ra) devenin kesilmesini emretti ve kesildi. Hz. Ömer`in yanında dokuz adet tabak vardı. Meyve, çerez her ne olsa ondan bu tabaklara koyup Resulullah (sav)`ın zevcelerine gönderirdi. Bu gönderdiklerinin en sonuncusu, kızı Hafsa`ya gönderdiği olurdu. Eğer bunda eksiklik olursa, kendi hissesinden tamamlardı. İşte bu devenin etinden de o tabaklara koydu ve Resulullah (sav)`ın zevcelerine gönderdi. Bu devenin etinden arta kalanın yemek yapılmasını emretti. Sonra Muhacir ve Ensar`ı ondan yemeye davet etti.
HadisNo : 3923


Fasil : KESB (KAZANÇ) BÖLÜMÜ
Konu : Mübah Olan Kazançlar
Ravi : Abdullah İbnu Amr es-Sa`di
Hadis : Hilafeti sırasında Hz. Ömer`in yanına geldim. Hz. Ömer: "Bana haber verildiğine göre, sen Müslümanların işlerinden bir kısmını üzerine almışsın ve sana maaş verilince almaktan kaçınmışsın (doğru mu)?" diye sordu. Ben de: "Evet!" dedim. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Bundan maksadın ne?" dedi. Ben de: "Benim atlarım var, kölelerim var (halim vaktim iyidir), hayır üzereyim. Ben maaşımın Müslümanlara sadaka olmasmı istiyorum" dedim. Hz. Ömer: "Hayır! Böyle yapma! Çünkü (bir ara ben de senin gibi düşünmüş), senin arzu ettiğin şeyi arzu etmiştim. Resulullah (sav) bana ihsanda bulunuyordu. Ben de: "Bu parayı ona benden daha çok muhtaç olan birine ver!" diyordum. Hatta bir seferinde (aleyhissalatu vesselam) yine bana mal vermişti. Ben yine: "Bunu, onu benden daha çok muhtaç olan kimseye ver!" demiştim. Aleyhissalatu vesselam: "Onu al, kendi malın yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Böyle olmayana gönlünü bağlama!" buyurdular."
HadisNo : 5176


Fasil : FİTNELER HEVALAR VE İHTİLAFLAR BÖLÜMÜ
Konu : Zamanla Vukua Gelecek Fitne Ve Hevalar
Ravi : Huzeyfe
Hadis : Hz. Ömer (ra)`in yanında idik: Bize: "Resulullah (sav)`ın fitne hakkındaki hadisini kim hafızasında tutuyor?" dedi. Ben atılıp: "Ben biliyorum!" dedim. "Sen iyi cür`etlisin, nasılmış söyle bakalım!" dedi. Ben de anlattım: "Resulullah (sav)`ı işittim. Demişti ki: "Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi`l-maruf ve nehy-i ani`l-münker bu fitneye kefaret olur!" Ömer (ra) atılıp: "Ben bu fitneyi kastetmemiştim. Ben öncelikle denizin dalgaları gibi dalgalanacak (bütün cemiyeti sarsacak) fitneyi kastetmiştim!" dedi. Bunun üzerine ben: "Ey mü`minlerin emiri! O fitne ile sizin ne alakanız var! Sizinle onun arasında kapalı bir kapı mevcut!" dedim. "Bu kapı kırılacak mı, açılacak mı?" dedi. "Hayır açılmayacak bilakis kırılacak!" dedim. Hz. Ömer (hayıflanarak): "(Eyvah) Öyleyse ebediyen kapanmayacak!" buyurdu." Ravi der ki: "Biz Huzeyfe (ra)`ye sorduk: "Ömer bu kapının kim olduğunu biliyor muydu?" "Evet," dedi, "yYarından önce bu gecenin olacağıni bildiği katiyyette onu biliyordu. Ben hadis rivayet ettim; boş söz (ve efsane) anlatmadım." Huzeyfe (ra)`ye soruldu: "O kapı kimdir?" "Ömer (ra)`dir!" buyurdu.
HadisNo : 4766


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Münafikun Suresi
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Bir keresinde, "kimin haccedecek kadar veya zekat farz olacak kadar malı olur da bu farzları ifa etmezse, ölüm sırasında geri dönüş (rec`a) taleb eder" buyurmuş da, bir adam kendisine: "Ey İbnu Abbas, Allah`tan kork, geri dönüşü küffar taleb edecektir" dedi. İbnu Abbas (ra): "Ben size bu hususta ayet okuyayım" dedi ve şu ayeti okudu: "Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah`ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: "Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar geciktirseydin de sadaka verip dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceğinden evvel size rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın. Halbuki Allah hiçbir kimseyi eceli gelince, asla geri bırakmaz. Allah ne yaparsanız, hakkıyla haberdardır" (Münafikun 9-11) Adam tekrar: "Zekat vermeyi gerekli kılan miktar nedir?" diye sordu. İbnu Abbas (ra): "Mal iki yüz (dirheme) ulaşır ve geçerse." Adam: "Pekala, haccı gerekli kılan şey nedir?" diye sordu, İbnu Abbas: "Azık ve binek!" cevabını verdi.
HadisNo : 834


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Mücadele Suresi
Ravi : Havle bintu Malik İbni Sa`lebe
Hadis : Kocam Evs İbnu`s-Samit bana zıharda bulunmuştu. Derhal Hz. Peygamber (sav)`e şikayete geldim. Resulullah (sav)`a durumu arzedince bana: "Allah`tan kork, o senin amcaoğlundur" diye onun hakkında beni iknaya çalışıyordu. Ben ısrarıma devam ettim. Derken ayet nazil oldu, "(Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet halinden) Allah`a şikayet etmekte olan kadının sözünü umduğu veçhile Allah dinlemiştir..." (Mücadele, 1). Vahiy üzerine Resulullah (sav): "Kocan bir köle azad eder" buyurdu. Ben: "Onun kölesi yok!" dedim. Resulullah (sav): "Öyleyse ard arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar: "Ey Allah`ın Resulü, kocam çok yaşlıdır, oruca tahammül edemez!" dedim. "Öyleyse",dedi, "altmış fakir doyursun!" "Onun elinde", dedim, "sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)" "Öyleyse," dedi, "ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!" "Ey Allah`ın Resulü", dedim, "diğer bir arak`ı da ben verip ona yardım edeyim." "Güzel söyledin", dedi, "git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikahınla) amcaoğluna dön!" Ravi bir arakın altmış sa` miktarında bir ölçek olduğunu belirtti.
HadisNo : 818


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Bakara Suresi
Ravi : Bera
Hadis : "İğrenmeden alamayacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın.. (Bakara, 267) mealindeki ayet biz ensar hakkında indi" dedi ve anlattı: "Biz hurma yetiştiren kimselerdik. Herkes, hurmasından az veya çok oluşuna göre tasadduk ederdi. Bu cümleden olarak, kişi bir iki hurma salkımı getirir onu mescide asardı. Mescidde kalan Ehl-i Suffa`nın yiyeceği yoktu. Bunlardan biri acıktığı zaman, salkıma gelir, sopasıyla vurur, ondan bir miktar hurma düşürür ve yeredi. Hayrı düşünmeyenlerden bazıları, içerisinde kalitesiz hurmaların çokça bulunduğu salkımlardan, bazıları kırık adi salkımlardan getirip asıyordu. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti indirdi: "Ey iman edenler: Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah`ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin." Resulullah (sav) ayeti şöyle açıkladılar: "Sizden biri, sadaka olarak verdiği şeyin benzeri, kendisine verildiği takdirde onu istemeye istemeye, utanarak alacağı şeyden almamasına dikkat etsin." İbnu Abbas der ki: "Bundan sonra hepimiz, sahib olduğumuz şeylerin iyilerinden verir olduk." Hadisi, Tirmizi rivayet eder ve sahih olduğunu belirtir (Tefsir, (2990). Hadisi ibnu Mace, Zekat`ın 19, (1822)babında kaydeder.
HadisNo : 507


Fasil : DİYET BÖLÜMÜ
Konu : Diyetlerle İlgili Hükümler
Ravi : Aişe
Hadis : Resulullah (sav) Ebu Cehm İbnu Huzeyfe`yi zekat tahsildarı olarak gönderdi. Adamın biri sadaka ödeme meselesinde onunla inatlaştı. Ebu Cehm (ra) de adama vurup başından yaraladı. Hemen Hz. Peygamber (sav)`e gelip: "Ey Allah`ın Resulü, kısas istiyoruz" dediler. Resulullah onlara: "Size şu şu miktar diyet vereyim!" dedi ise de razı olmadılar. Resulullah (sav) miktarını daha da artırarak: "Size şu şu miktar diyet vereyim" dedi. Onlar yine razı olmadı. Hz. Peygamber (daha da artırarak): "Size şu şu kadar diyet vereyim" dedi. Bu sefer razı oldular. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Ben bu akşam halka konuşup, onlara razı olduğunuzu bildireceğim!" dedi. "Pekala" dediler. Resulullah (sav) hitabesinde: "Bu Leysliler bana kısas talebiyle geldiler. Ben onlara (kısasa bedel) şu şu miktar diyet teklif ettim, onlar da razı oldular, siz de razı mısınız?" diye sordu. Fakat berikiler: "Hayır, razı değiliz!" dediler. Muhacirun onlara kızıp üzerlerine yürüdü. Resulullah (sav) onlara dokunmamalarını emretti. Muhacirun da ileri gitmekten vazgeçti. Sonra onları çağırıp, onlara verdiğini artırdı ve sordu: "Razı oldunuz mu?" "Evet" dediler. Resulullah tekrar: "Ben halka hitap edip, razı oldugunuzu bildireceğim" dedi. Onlar: "Pekala?" dediler. Resulullah halkı çağırarak: "Razı mısın?" diye sordu. "Evet razıyız!" dediler."
HadisNo : 1925


Fasil : KANAAT BÖLÜMÜ
Konu : Kanaat Hakkında
Ravi : Habeşi İbnu Cünade es-Selüli
Hadis : Resulullah (sav) Arafat`ta vakfede iken bir bedevi gelerek ridasının bir ucundan tutup, ondan bunu istedi. Aleyhissalatu vesselam da onu ona verdi. Adam ridayı beraberinde alıp gitti. Tam o sırada dilenmek haram kılındı. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "sadaka zengine helal değildir; sağlığı yerinde güç kuvvet sahibine de helal değildir. O, sersefil edici, fakre düşen, haysiyeti kırıcı borca giren, eleme boğan kana bulaşan kimseler dışında hiç kimseye helal değildir. Öyleyse, kim malını artırmak için insanlara el açarsa, bu, kıyamet günü suratında cırmalama yaralarına ve cehennemde yiyeceği kızgın taşlara dönüşür. Öyleyse (buyursun) dileyen azla yetinsin, dileyen de çoğaltmaya çalışsın." [Rezin merhum şu ziyadede bulunmuştur: "Ben, bir adama ihsanda bulunurum. Adam da onu koltuğunun altına koyarak alıp gider veya yiyip midesine indirir. Halbuki bu, (eğer layık değilse) o adam için ateşten başka bir şey değildir. Resulullah`ın bu sözü üzerine Hz. Ömer (ra): "Ey Allah`ın Resulü! Öyleyse ateş olan bir şeyi niye veriyorsunuz?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Allah benim cimri olmamı kabul etmedi, insanlar da benden istememeyi kabul etmedi!" cevabını verdi. Orada bulunanlar: "Dilenmeyi haram kılan zenginlik nedir?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Sabah veya akşam yetecek kadar yiyecektir!" buyurdular."]
HadisNo : 4874


Fasil : ZIHAR BÖLÜMÜ
Konu : Zıhar Hakkında
Ravi : Seleme İbnu Sahr el-Beyazi
Hadis : Ben, bir başkasında rastlanmayacak derecede kadın mevzuunda zaafı olan (ve şiddetli ihtiyaç duyan) bir kimseydim. Ramazan ayı girince (tahammül edemeyip oruçlu iken) hanımına temas ediveririm diye korktum. Ve Ramazan boyu devam edecek bir zıharda bulundum. Sabah olunca yakınlarıma gidip durumu haber verdim. Ve: "Benimle Resulullah (sav)`a gelin (durumumu serayım)" dedim. "Vallahi hayır! Gelmeyiz!" dediler. Resulullah`a tek başıma gittim, durumu haber verdim. "Yani sen böyle mi yaptın ey Seleme?" buyurdular. Ben: "Evet ben öyle yaptım! Evet ben öyle yaptım. Ancak Allah`ın emri karşısında sabırlıyım, Allah size her ne göstermişse onu bana hükmedin!" dedim. "Bir köle azad et!" emrettiler. Ben: "Sizi hak peygamber olarak gönderen Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun şundan başka rakabem yok" deyip rakabeme elimle şaplattım. "Öyleyse peş peşe iki ay oruç tutacaksın!" buyurdular. Ben: "Ama ben bu günahı oruç yüzünden işledim, (dayanamam)!" dedim. "Öyleyse" buyurdular, "altmış fakire bir vask kuru hurma taksim et!" "Seni hak peygamber gönderen Zat-ı Zülcelale yemin olsun (ben ve hanım, her) ikimiz aç ve yiyeceksiz olarak geceyi geçirdik" dedim. (Aleyhissalatu vesselam bu sözüm üzerine): "Beni Zureyk`in sadaka mallarına bakan memura git, o miktar (hurma)yı sana versin, sen altmış fakire yedir. Geri kalan bakiyeyi de sen ve iyaliniz yeyin" buyurdular. Ben kavmime döndüm. Onlara: "Sizden zorluk ve bed fikir gördüm. Resulullah (sav)`da ise genişlik ve güzel fikir buldum. Bana sadakanızdan verilmesini emretti!" dedim.
HadisNo : 4100


Fasil : FEZAİL BÖLÜMÜ
Konu : Fazileti Belirtilen Amel Ve Sözler
Ravi : Muaz İbnu Cebel
Hadis : Bir seferde Resulullah (sav)`la beraberdik. Bir gün yakınına tesadüf ettim ve beraber yürüdük. "Ey Allah`ın Resulü," dedim. "Beni cehennemden uzaklaştırıp cennete sokacak bir amel söyle!" "Mühim bir şey sordun. Bu, Allah`ın kolaylık nasib ettiği kimseye kolaydır; Allah`a ibadet eder, Ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılarsın, zekat verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beytullah`a hacc yaparsın!" buyurdular ve devamla: "Sana hayır kapılarını göstereyim mi?" dediler. "Evet ey Allah`ın Resulü" dedim. "Oruç (cehenneme) perdedir; sadaka hataları yok eder, tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi. Kişinin geceleyin kıldığı namaz salihlerin şiarıdır" buyurdular ve şu ayeti okudular. (Mealen): "Onlar ibadet etmek için gece vakti yataklarından kalkar, Rabblerinin azabından korkarak ve rahmetini ümid ederek O`na dua ederler. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden de bağışta bulunurlar" (Secde 16). Sonra sordu: "Bu (din) işinin başını, direğini ve zirvesini sana haber vereyim mi?" "Evet, ey Allah`ın Resulü!" dedim. "Dinle öyleyse" buyurdu ve açıkladı: "Bu dinin başı islam`dır, direği namazdır, zirvesi cihaddır!" Sonra şöyle devam buyurdu: "Sana bütün bunları (tamamlayan) baş amili haber vereyim mi?" "Evet ey Allah`ın Resulü!" dedim. "Şuna sahip ol!" dedi ve eliyle diline işaret etti. Ben tekrar sordum: "Ey Allah`ın Resulü! Biz konuştuklarımızdan sorumlu mu olacağız?" "Anasız kalasıca Muaz! İnsanları yüzlerinin üstüne -veya burunlarının üstüne dedi- ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir?" buyurdular.
HadisNo : 4661


Fasil : VAKIF BÖLÜMÜ
Konu : Vakıf Hakkında
Ravi : Yahya İbnu Said
Hadis : Abdulhamid İbnu Abdillah (İbni Abdillah) İbni Ömer İbnil-Hattab (ra), Hz. Ömer`in sadaka (kıldığı arazinin vakfiyesini) bana istinsah ediverdi. Şöyle yazılıydı: "Rahman ve Rahim olan Allah`ın adıyla. Bu, Allah`ın kulu Ömer`in Semğ (nam arazi) hakkında yazdığı (vakfiyename)dir." Burada (Ravi Yahya İbnu Said) Hz. Ömer`le ilgili haberinde Nafi`in İbnu Ömer`den naklettiğinin benzerini anlattı ve: "Bir malı kendinin kılmaksızın" dedi. Yine o vakfiyenamede şu da vardı: "(Mütevellinin ihtiyacından sonra) onun mahsulünden her ne artarsa, bu, (sayılan diğer ödeme mahallerinden başka) dilenciler ve yoksullar içindir." Devamla der ki: "Kıssayı aynen nakletti ve dedi ki: "Semğ`in velisi dilerse, oranın mahsulünden ödeyerek köle satın alıp, arazinin işlenmesinde kullanır. Bunu Muaykib yazdı, Abdullah İbnul-Erkam şahid oldu." Bismillahirrahmanirrahim: Bu, Allah`ın kulu mü`minlerin emiri Ömer`in vasiyetidir. Eğer ona (Ömer`e) bir şey olursa (yani Ömer ölürse), Semğ, Sırma İbnu`l-Ekva ve orada(ki işleri yürütmek üzere) bulunan köle, Hayber`de bulunan yüz hisse ve orada bulunan köle, Vadi(l-Kura) da Muhammed (sa)`in bana taam olarak verdiği yüz (vask)ın idaresi, yaşadığı müddetçe Hafsa`ya aittir. (Hafsa`dan) sonra onun idaresi Hafsa`nın ailesinden re`y sahibi birine aittir, o şartla ki bu emval satılmaz, satın alınmaz. (Mütevelli, ihtiyaçtan artan mahsul) dilenci, muhtaç ve akrabalardan münasib gördüklerine infak eder. (Bu vakfın idaresini üzerine alan mütevellinin) bundan yemesinde, yedirmesinde veya o paradan köle satın almasında bir mahzur yoktur."
HadisNo : 5810


Fasil : TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Konu : Bakara Suresi
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Cenab-ı Hakk`ın şu mealdeki sözü nazil olunca: "İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder..." (Bakara, 284) bu ihbar Sahabe (ra)`ye çok ağır geldi. Resulullah (sav)`a geldiler, diz çöküp oturdular ve dediler ki: "Ey Allah`ın elçisi, bize yapabileceğimiz işler emredildi: Namaz, oruç, cihad ve sadaka, bunları yapıyoruz. Ama Cenab-ı Hakk sana şu ayeti inzal buyurdu. Onu yerine getirmemiz mümkün değil." Resulullah (sav) onlara: "Yani sizler de sizden önceki Yahudi ve Hıristiyanlar gibi "dinledik ama itaat etmiyoruz" mu demek istiyorsunuz? Hayır öyle değil şöyle deyin: "İşittik itaat ettik. Ey Rabbimiz affını dileriz, dönüş sanadır." Ce-maat bunu okuyup, dilleri ona alışınca, bir müddet sonra Cenab-ı Hakk şu vahyi inzal buyurdu: "Peygamber ve inananlar, O`na Rabbi`nden indirilene inandı. Hepsi Allah`a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandı. Peygamberleri arasında hiçbirini ayırdetmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş sanadır" dediler (Bakara 285). Ashab bunu yapınca Allah, önceki ayeti neshetti ve şu ayeti inzal buyurdu: "Allah kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükler; kazandığı iyilik lehine, ettiği kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eğer unutacak veya yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. (Resululah bu duayı yapınca Allah Teala hazretleri: Pekala, yaptım buyurmuştur). Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! (Allah Teala hazretleri: Pekiyi, buyurmuştur). Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmiyeceği şeyi taşıtma (Rabb Teala hazretleri: Pekiyi, dedi). Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevlamızsın, kafirlere karşı bize yardım et (Rabb Teala buna da Pekiyi demiştir).
HadisNo : 510


Fasil : KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ
Konu : Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün Verilmesi
Ravi : Ebu Hureyre
Hadis : (Ashab, Resulullah`a): "Ey Allah`ın Resulü! Kıyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde, öğle vaktinde güneşi görme hususunda bir itişip kakışmanız olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayır!" deyince: "Bulutsuz (dolunaylı) gecede ayı görmekte itişip kakışmanız olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayır!" deyince: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zülcelal`e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itişip kakışmanız olmayacak. Tıpkı güneş ve ayı görmede itişip kakışmanız olmadığı gibi. Böylece kul, Rabbiyle karşı karşıya gelecek. Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadım mı? Sana zevce vermedim mi? Atı, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kılmadım mı? Reislik yapmana, ganimet malından dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak. Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karşılaşacağını hiç düşünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayır!" karşılığını verecek. Rab Teala da: "Öyleyse şimdi de ben seni unutuyorum. Tıpkı (dünyada) sen beni unuttuğun gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah`ın karşısına çıkar. Rab Teala ona da aynı şeyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynısını söyler. Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karşılaşacağını hiç aklından geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarına ve peygamberlerine inandım. Namaz kıldım, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldiğince (Hak Teala hakkında) hayır senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine şehadet edecek biri var mı?" diye soracak. Kul: "Hayır, yok!" diyecek. Rab Teala: "Şimdi senin aleyhine bir şahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime şahidlik yapacak da kim?" diye içinden düşünür. Kulun ağzı mühürlenir. Uyluğuna: "Haydi konuş!" denir. Uyluğu , eti, kemiği konuşup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramaması içindir. Bu kimse, Allah`ın gadabına uğrayan münafıktır."
HadisNo : 5071


Fasil : MUHTELİF NEV`E GİREN HADİSLER
Konu : Muhtelif Nev`de Hadisler
Ravi : İyaz İbnu Hımar
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Rabbim, bugün bana öğrettiği şeylerden bilmediklerinizi size öğretmemi emretti. (Ve buyurdu ki): "Benim bir kula verdiğim bir mal helaldir. Ben bütün kullarımı hanif (=Müslüman, hakka taraftar) olarak yarattım. Ancak şeytanlar onlara gelip, (fıtri) dinlerinden alıp götürdüler, kendilerine helal kıldığım şeyleri haram kıldılar. Kendisine bir güç vermediğim şeyi bana şirk koşmalarını emrettiler." Allah Teala hazretleri arz ehline baktı ve Ehl-i Kitap`tan bir kısmı hariç onların Arap, acem hepsine öfkelendi ve dedi ki: "Ben seni imtihan etmek ve seninle de (başkasını) imtihan etmek üzere gönderdim. Sana, suyun yıkayıp (yok edemeyeceği) bir kitap gönderdim. Ta ki sen onu uyurken de uyanıkken de okuyasın!" Allah Teala hazretleri bana, Kureyş`i ateşe vermemi (onlarla savaşmamı) emretti. Ben: "Ey Rabbim, bu durumda onlar başımı yararlar ve bir ekmek parçısına çevirirler!" dedim. "Öyleyse, seni çıkardıkları gibi sen de onları (Mekke`den) çıkar! Onlara karşı gazada bulun da biz de sana yardım edelim; infakta bulun biz de sana infak edelim. Sen bir ordu gönder, biz de sana onun beş misli (yardımcı melek ordusu) gönderelim. Sana itaat edenlerle birlik ol, asikre karşı savaş!" buyurdu. Cennetlikler üç kısımdır: 1-Kuvvet sahibi, adaletli, sadaka veren ve muvaffak olanlar. 2-Bütün yakınlarına ve Müslümanlara karşı merhametli ve yumuşak kalpli olanlar. 3-İffetli, namuslu ve çoluk çocuk sahibi olanlar." Resulullah devamla dedi ki: "Cehennem ehli de beş kısımdır: 1-Aklı olmayan zayıflar. Bunlar, aranızda tabi olarak bulunurlar, hiçbir ehle ve mala tabi değildirler. 2-Tamahkarlığını izhar etmeyen hain kişiler. Böylesi, bir kapıyı çalsa mutlaka ihanet eder. 3-Akşam, sabah her fırsatta malın ve ehlin hususunda seni aldatan adamlar. 4-Cimrilik ve yalanı da zikretti. 5-Bir de kötü huylu kaba sözlü insan." Resulullah devamla buyudular ki: "Allah Teala hazretleri, bana mutevazi olmanızı emretti. Öyle ki, hiç kimse hiç kimseye karşı böbürlenmesin, hiç kimse hiç kimseye karşı tecavüzde bulunmasın."
HadisNo : 5936


0 yorum:

Yorum Gönder

Ziyaretçilerimizin Dikkatine!
Bilgi24.Org olarak sizlerin sağlık, eğitim, ve iletişim adresleri başta olmak üzere pek çok konuda bilgiye doğru, güncel ve kaliteli bir şekilde ulaşabilmesi için varız. Ancak sizlerle paylaştığımız hiç bir bilginin doğruluğunu ve güncelliğini garanti etmiyoruz ve resmi, tıbbi veya hukuki bir sorumluluk kabul etmiyoruz. Lütfen sitemizi bu bilinçle ziyaret ediniz...